• Home
  • Blog
  • Ekranlardan Taşan Tehlike: Siber Zorbalık

Ekranlardan Taşan Tehlike: Siber Zorbalık

Artan internet kullanımıyla birlikte çocukların özellikle akranları veya kendilerinden büyük kişiler tarafından psikolojik ya da fiziksel şiddete maruz kalmaları da sanal ortama taşındı. Yetkililer ve aileler tarafından kısa bir süre öncesine değin her ne kadar gerçek hayattaki zorbalık kadar önemsenmese de, bilgi ve iletişim teknolojileri kullanılarak yapılan “siber zorbalık” (cyber bullying) artık ciddi bir suç olarak kabul ediliyor ve yasalarca cezaya tabi tutuluyor.

Siber zorbalığı, bir ya da birden fazla kişinin elektronik iletişim araçlarını kullanmak sureti ile belirli bir zaman süresi içerisinde ve sürekli olarak, kendisini savunma gücüne sahip olamayan birisine yönelik gerçekleştirdikleri kasıtlı saldırgan davranış, rahatsız etme, alay etme, küçük düşürücü sözlerle kişilerin hayatını zorlaştırma, fotoğraflarını izinsiz kullanma, sahte isimle sosyal paylaşım sitelerine üye olma, kişiler hakkında dedikodu yayma olarak tarif etmek mümkün.

Temel itibarıyla siber zorbalık iki alt grup içerisinde incelenebilir. Bunlardan ilki zorbalığın daha çok kişilerin şifrelerini ele geçirmek, web sitelerini hacklemek, spam içeren ya da bulaşıcı e-postalar göndermek gibi teknik olayları kapsayan “elektronik zorbalık” (electronic bullying) şeklinde ifade ediliyor. Elektronik zorbalıktaki amaç, hedefteki sistemin işlemez hale gelmesi. Siber zorbalığın ikinci alt grubu olan “elektronik iletişim zorbalığı” (e-communication bullying) özellikle küçük ve genç çocukları olan aileleri ilgilendiriyor. Çünkü elektronik iletişim zorbalığı, türün psikolojik yönünü içeren ve genelde yaşı küçük ya da genç bireylerin hedef alındığı siber zorbalık türü.

İnternet üzerinden siber zorbalık girişimlerinde bulunan ya da bu yola başvuranların motivasyonları arasında ise eğlence amaçlı zorbalık, intikam alma, bireyin kendini kötü hissetmesi sonucunda zorbalığa başvurması gibi bahaneler bulunuyor. İnternet ortamının tehditkâr ve aşağılayıcı materyalleri çoğu kişiye eş zamanlı ya da ayrı ayrı hızlıca iletmeye imkân vermesi, bu tür materyallerin web sitelerinde ve sosyal paylaşım sitelerinde başka kişilerin görebileceği şekilde uzun süre paylaşılabilinmesi, dijital teknolojinin bu materyalleri uzun süre saklanmasını mümkün kılması ve zorba kişinin davranışlarının sorumluluğunu almasını gerektirecek yaptırımlardan çekinmemesi siber zorbalığın yaygınlaşmasının temel nedenleri arasında sayılıyor.

HER 3  ÇOCUKTAN BİRİ SİBER ZORBALIK KURBANI

Türkiye’de siber zorbalık üzerine yapılan ciddi araştırmaların sayısı, ancak son birkaç yılda artış gösterebilse de, bu zorbalık türüne ilişkin istatistiki bilgiler konuya ilişkin farkındalığın, internet kullanımının yaygınlığı düşünülünce aşırı yüksek olmadığını gösteriyor. Buna göre Türkiye’de siber zorbalığa ilişkin bilgi sahibi olanların oranı yüzde 50 olarak ifade edilirken, okul çağındaki 3 çocuktan 1’nin siber zorbalığa maruz kaldığı belirtiliyor. Bu yüksek orana, öğrencilerin yüzde 15’nin siber zorbalığa başvurması neden oluyor.

080747_Cyber_Bullying

Araştırmalara göre ayrıca, siber zorbalığın kız çocuklarına göre erkek çocuklar arasında daha yaygın rastlandığı ve dolayısıyla bu zorbalığa maruz kalan erkek çocuklarının sayısının da kızlara oranla yüzde 5 civarında daha yüksek olduğunu söylemek mümkün. İstatistiki bilgiler, siber zorbalığa başvuranların genelde aileleri ile zayıf ilişkileri olduğunu ve bu zayıf ilişkilerin siber zorbalık oranını üç katına çıkardığını da gösteriyor.

Kısacası, siber zorbalığın önlenmesi ve mücadelesinde ebeveynlere büyük sorumluluk düşüyor. Çünkü yoğun bir biçimde siber zorbalığa maruz kalma hali beraberinde okuldan kaçma, okulu bırakma, okula silah getirme ve hatta tutuklanma gibi davranışlar ile psikolojik bunalımları beraberinde getirebiliyor.

Bu nedenle çocuklarının siber zorbalık yöntemlerine başvurduklarından şüphelenen veya bu yönde şikayetler alan ebeveynlerin çocuklarına empati kurmasını öğretmeleri, onların espri ile zalimlik arasındaki farkı anlamalarını sağlamaları gerekiyor.

Çocuklarının siber zorbalığa maruz kaldıklarından şüphelenen veya düşünen ebeveynlerin ise çocuklarının internet ortamında kiminle konuştuklarından emin olmaları, gerekiyorsa aile filtreleri kullanmaları, akıllı telefonların bilinçli kullanımı konusunda onları bilgilendirmeleri, devam eden zorba davranışlara karşılık vermeden, kendilerine bildirmelerini öğütlemeleri ve bir başkasına siber zorbalık halinde de olaya seyirci kalmamaları ve yetkilileri ya da yakında yetişkinleri olaya dâhil etmelerini öğretmeleri gerekiyor.

 

 

Siber zorbalık, ciddi ama önlenebilir bir suçtur; çocuklarınızın daha güvenli bir ortamda büyüyebilmeleri için hem onların hem sizin internet kullanımı konusundaki bilincinizi arttırın.

 

Tags:

Leave a comment